ÜRETİM VİZYONSUZLUĞU

Neden, futbolla yatıp futbolla kalkan futbolla büyüyen 80 milyon insanın yaşadığı ülkemizde, her sene başarıdan başarıya koşan bir milli takım olmuyor?

Neden, dünyanın en başarılı 100 üniversitesi sıralamasına bir üniversitemiz dahi giremiyor? (THE World Reputation Ranking, 2016)

Neden, bunca kıvrak zekâ insana sahipken; ülkemizde APPLE, MERCEDES, COCA-COLA, FACEBOOK, ROLEX, SAMSUNG, LACOSTE, TOYOTA vb. gibi dünyada söz sahibi olan ve ülkesine milyarlarca dolar katma değer getiren marka sayımız bir elimizin beş parmağını geçmiyor? 

Bu ve benzeri birçok sorunun cevabı tartışmasız Üretim Vizyonsuzluğudur.

 Küresel siyasette ‘Güçlü Ekonomi Güçlü Ülke!!’ yorumunda hepimiz hemfikirizdir. ABD, Çin, Japonya, Almanya bunların en güzel örnekleridir.

GSYH gerçekleşmelerine göre dünyanın en büyük 4 ekonomisi şöyle sıralanıyor:

·        ABD 17.419 Milyar Dolar

·        Çin 10.360 Milyar Dolar

·        Japonya 4.601 Milyar Dolar

·        Almanya 3.852 Milyar Dolar

799.5 milyar dolarlık GSYH'ye sahip Türkiye dünyanın en büyük 18'inci ekonomisi konumuna sahiptir. (Dünya Bankası,2014)

SGP(satın alma gücü paritesi)'ye göre kişi başına düşen milli gelir ülkemizde 20.420 Dolar ile dünya genelinde 63.sıradayız. Katar 132.000 Dolar, Lüksemburg 99.000 Dolar, Singapur 85.000 Dolar ile ilk üçü oluşturuyorlar. (Uluslararası Para Fonu (IMF), 2016)

 Güçlü ülke olmanın ön şartı güçlü ekonomiye sahip olmaktır. Güçlü bir ekonomi ise ancak ve ancak üreten temeller üstünde yükselen devlet politikaları ile olur. ABD, ÇİN, JAPONYA, ALMANYA gibi ülkeler sahip oldukları dünya markalarıyla ülkelerine devamlı nakit fon girişi sağlamakta ve bu fonlar ülke kalkınmasında harcanmaktadır. Zincirin halkaları gibi olan bu süreçte üretim ekonomiyi, ekonomi ülkeyi güçlendiriyor. 

Ülkemizde var olan, üretim anlayışından uzak bu ekonomik geri kalmışlığın altında yatan nedenlerden bazıları şunlardır:

·        Eğitim sisteminin üretici bir bakış açısı aşılamayışı,

·        Üniversitelerde bilginin işleme ve kullanma pratiğinden uzak bir şekilde aktarılması,

·        Kişiye bağlı geçici politikalar,

·        Milli üretim anlayışının tam olarak benimsenemeyişi,

‘’Biz ülke olarak neredeyiz? Eksiklerimiz neler? Bu eksikler nasıl giderilir?’’ sorularına bir an önce siyasi görüş farklılıklarımızı bir kenara bırakıp, aynı ülkenin insanları olarak aynı amaç doğrultusunda aynı masa etrafında oturarak bir çözüm bulmamızın zamanı gelmiştir.


İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ

HASAN SAİD FURKAN ÖZKARA

17 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör